Kamu Diplomasisi Uygulama ve Araştırma Merkezi

Yunanistan Ve Makedonya İsim Sorununu Çözüyor

26/06/2018 18:53:06 - 26/06/2018 18:53:06 - 248 Okunma

Yunanistan ve Makedonya İsim Sorununu Çözüyor​   

 

      Balkanlar bölgesinde Makedonya olarak adlandırılan coğrafya, İkinci Balkan Savaşı’nın ardından Vardar Makedonyası (bugünkü Makedonya Cumhuriyeti), Pirin Makedonyası (Bulgaristan’da) ve Epir Makedonyası (Yunanistan’da) olmak üzere üç parçaya bölünmüştür. İkinci Dünya Savaşı sonrasında Yugoslav Sosyalist Federal Cumhuriyeti’nin altı federe devletinden biri olarak kabul edilen Makedonya, komşu ülkelerin/cumhuriyetlerin Makedon ulusal kimliği konusundaki itirazları ile karşılaşmıştır. Makedon kimliğine yönelik tartışmalarda Bulgarlar, bir Makedon ulusal kimliğini yok sayarken, Sırplar, Sırp Ortodoks Kilisesi üzerinden Makedon kimliğini sorgulamışlardır. Fakat yakın döneme etkileri anlamında en önemli sorgulama, Yunanlılar tarafından dile getirilmiştir.

 

            Yugoslavya’nın parçalanması sürecinde bağımsızlığını kan dökülmeden kazanan tek cumhuriyet, Makedonya’dır. Buna karşın “Makedonya Cumhuriyeti” olarak resmen ilan edilen bu yeni devletin ismine yönelik Yunanistan tarafından dile getirilen itirazlar ve karşı çıkışlar, bu küçük Balkan ülkesinin diplomatik alanda tanınması ve uluslararası toplum ile bütünleşmesi sürecinde en önemli engel olarak belirmiştir. Oysa bağımsızlık sonrası dönemde Makedonya dış politikasının en büyük amacı, genel olarak Avrupa-Atlantik kurumları ile bütünleşme, özelde ise NATO ve AB üyeliği olmuştur. Fakat Yunanistan ile yaşanan isim krizi nedeniyle Makedonya’nın söz konusu kurumlara üyeliği Yunan vetosu ile karşılaşmıştır.

 

            Yunanistan’ın “Makedonya Cumhuriyeti” olarak bu ülkeyi tanımama kararının bazı nedenleri bulunmaktadır. Öncelikle, Yunanistan’a göre Makedonya bir coğrafi bölge adıdır ve Makedon diye ayrı bir ulus bulunmamaktadır. Ayrıca 8 Eylül 1991 tarihli bağımsızlık ilanından sonra kullanılan Makedonya bayrağında Helen İmparatorluğu’nun büyük ismi Büyük İskender’in simgesi sayılan Vergina Güneşi’nin yer alması ve basılan banknotlarda Selanik’teki Beyaz Kule’nin kullanılması, Yunanistan tarafından kendi ulusal kimliğine yönelik bir saldırı olarak değerlendirilmiştir. Bunun dışında, 1991 tarihli Makedonya Cumhuriyeti Anayasası’nda dış Makedonların sorunları ile ilgilenileceğine dair bir maddenin bulunması, Yunanistan tarafından yeni Makedon devletinin yayılmacı amaçlara sahip olduğunun bir göstergesi olarak görülmüştür.

 

Bu çerçevede Yunanistan, bu yeni ülkeyi “Üsküp Yönetimi” olarak tanımıştır. 1995 yılında ABD’nin girişimleriyle her iki devlet, isim sorununun çözümü için geçici bir formülde anlaşmaya vardı. Buna göre anayasada dış Makedonlar ile ilgili maddenin değiştirilmesi, bayrağın değiştirilmesi ve banknotlarda Epir Makedonyası’na ait sembollerin çıkartılması karşılığında Makedonya’nın Birleşmiş Milletler örgütüne ve diğer uluslararası örgütlere “T” harfiyle (The Former Yugoslav Republic of Macedonia – Eski Yugoslavya Cumhuriyeti Makedonya) başlayan bir ülke olarak katılmasının önü açıldı.

            Avrupa Birliği, 2000’li yıllarla birlikte Batı Balkanlar’daki önemli uluslararası aktör haline gelmiş ve 2003 tarihli Selanik Zirvesi’nde bölgenin AB ile bütünleşme çabaları açıkça desteklenmiştir. Bu çerçevede Makedonya, AB üyeliği için resmi başvurusunu Mart 2004’te yapmış ve 2005 Aralık ayında da aday ülke haline gelmiştir. Buna karşın Yunanistan, isim meselesinde ilerleme olmadan Makedonya’nın AB ve NATO üyeliğinin önünü veto gücüne sahip olduğu için her platformda kapatacağının açık sinyallerini vermiştir. Fakat Batı Balkanlar’ın Avrupa-Atlantik kurumları ile bütünlemesinin tamamlanabilmesi için Makedonya ve Yunanistan arasındaki bu sorunun çözülmesi büyük bir öneme sahiptir. Bölge ülkelerinin Batı ile kurumsal bütünleşme çabalarının tamamlanabilmesi için ikili anlaşmazlıkların çözülmesi gerekir. Bunun dışında Haziran 2017 tarihinde Karadağ’ın NATO üyeliği öncesinde bu ülke yaşanan darbe girişimi ve arkasında Rusya’nın olduğuna dair açıklamalar, bölgesel bütünleşmenin gerçekleştirilmesi isteğinin en önemli sebepleri arasındadır.

 

            Son dönemde Rusya’nın Balkanlar’da Yunanistan-Makedonya ve Sırbistan-Kosova gibi yaşanan ikili anlaşmazlıkları kullanarak, Bulgaristan’da ATAKA Partisi ve Yunanistan’da Altın Şafak Hareketi gibi Balkan ülkeleri içerisinde aşırı sağcı ve Batı karşıtı siyasal hareketleri destekleyerek ve Batı Balkanlar’daki en kırılgan ülkelerden birisi olan Bosna-Hersek’te federasyonu oluşturan iki entiteden birisi olan Republika Sırpska ve lideri Milorad Dodik ile özel ilişkiler geliştirmeye çalışarak, bölgede etkili olmaya çalıştığı yoğun olarak tartışılan bir konudur. Bu çerçevede, AB ve ABD’nin desteği ve teşviki ile Yunanistan ve Makedonya arasında varılan isim anlaşması, Batı bloğunun Balkanlar’daki etki alanını tahkim etme arayışlarının bir sonucudur. Ülkenin yeni adı olarak “Kuzey Makedonya”nın kullanılması hususundaki anlaşma, 17 Haziran 2018 tarihinde her iki ülkenin Dışişleri Bakanları tarafından imzalanmıştır. Böylece, iki ülke arasında on yıllardır süren en temel sorun çözüme kavuşturulurken, Batı Balkanlar bölgesi özelinde NATO ve AB genişleme sürecinin önü açılmış oldu. Bu anlamda, Yunanistan Dışişleri Bakanı Nikos Kotzias’ın AB’nin Kuzey Makedonya ile katılım müzakerelerine başlaması gerektiği yönündeki değerlendirmesi önemlidir. Diğer yandan, hem Makedonya’da hem de Yunanistan’da milliyetçi partilerin ve toplumsal grupların, isim anlaşmasına verdikleri olumsuz tepki ve Makedonya Cumhurbaşkanı Gjorge Ivanov’un isim anlaşmasını onaylamadığını beyan etmesi, bu uzun soluklu sorunun çözümünde her iki ülkedeki “çözümsüzlük” yanlılarının önemli bir faktör olmayı sürdüreceğini göstermektedir. Bununla birlikte, Yunanistan, isim anlaşması hususundaki yapıcı tutumu ile 1990’lı yılların sonu itibariyle Balkanlar bölgesinde oynamaya başladığı lider ülke rolüne tekrar geri döndüğünün işaretlerini vermiştir.

 

Doç. Dr. Bülent Sarper AĞIR, Aydın Adnan Menderes Üniversitesi, Aydın İktisat Fakültesi, Uluslararası İlişkiler Bölümü

.

Facebook Twitter Google Plus
.
Telefon Tablet Bilgisayar Bu website tüm cihazlarla uyumludur.